0 (212) 916 38 38
Qera
Sürdürülebilirlik & ESG 6 dk okuma

ERP'de Sürdürülebilirlik Raporlaması: TSRS ve Karbon Verisi Toplama

TSRS kapsamına giren şirket sayısı artıyor, CBAM ihracatçıyı doğrudan etkiliyor. Sürdürülebilirlik verisi işletmede aslında nerede duruyor, ERP bu süreçte neyi kolaylaştırır; güncel eşikler ve pratik hazırlık adımlarıyla anlatıyoruz.

ERP'de Sürdürülebilirlik Raporlaması: TSRS ve Karbon Verisi Toplama — kapak görseli
Qera
Sürdürülebilirlik & ESG

Finans ekibinden gelen bir e-posta son birkaç ayda tanıdık bir konu haline geldi: “Denetçimiz sürdürülebilirlik raporu istiyor, enerji tüketimi ve tedarikçi verisini nereden çıkaracağız?” Cevap genelde iç karartıcı — veri dört farklı Excel dosyasında, bir kısmı muhasebede, bir kısmı satın almada, bir kısmı da hiçbir yerde kayıtlı değil. Bu yazı, TSRS kapsamının kimi etkilediğini, CBAM’ın ihracatçı için ne anlama geldiğini ve bu verinin toplanmasında ERP’nin gerçekte nerede devreye girdiğini ele alıyor.

TSRS Kapsamına Kimler Giriyor?

Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın (TSRS) uygulama kapsamını belirleyen kararı 16 Ocak 2026’da Resmî Gazete’de yayımladı. Karara göre bir işletme, aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşarsa kapsama giriyor:

ÖlçütEşik
Aktif toplamı1 milyar TL
Yıllık net satış hasılatı2 milyar TL
Çalışan sayısı500 kişi

Bu eşikler, 1 Ocak 2025 ve sonrasında başlayan hesap dönemlerine ilişkin raporlama yükümlülüğünde esas alınıyor. 2026, kapsamdaki ilk şirketler için sınırlı güvence denetiminin fiilen başladığı dönem — yani rapor artık sadece hazırlanmıyor, bağımsız denetimden de geçiyor.

Doğrudan eşiği aşmayan bir tedarikçi bile, büyük bir müşterinin veya finansman sağlayan bankanın istediği “tedarik zinciri verisi” talebiyle karşılaşabilir. TSRS’nin ISSB S1/S2 standartlarıyla uyumlu olması, büyük şirketlerin kendi raporlarında tedarikçilerinden benzer veriyi istemesine yol açıyor — kapsam dışı bir işletme de bu zincirin bir halkası olarak veri paylaşmak durumunda kalabiliyor.

Not: Eşikler ve muafiyetler zaman içinde güncellenebiliyor; kendi durumunuz için KGK’nın güncel duyurularını veya bağımsız denetçinizi kontrol etmenizi öneririz.

CBAM: İhracatçı İçin Ayrı Bir Gündem

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM/SKDM), AB’ye çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi karbon yoğun ürün ihraç eden işletmeleri ilgilendiriyor. Geçiş dönemi raporlama yükümlülüğü 2023’te başlamıştı; asıl mali yükümlülükler ise 2026’dan itibaren devreye giriyor — ihraç edilen ürünün gömülü emisyonuna karşılık gelen sertifika alımı gündeme geliyor.

TSRS ve CBAM farklı mekanizmalar (biri kurumsal raporlama standardı, diğeri gümrükte uygulanan bir mekanizma) ama ortak bir noktaları var: ikisi de üretim, enerji tüketimi ve tedarik zinciri verisinin doğru ve izlenebilir olmasını istiyor. CBAM kapsamındaki sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için güncel yükümlülük takvimini ve hesaplama metodolojisini AB Komisyonu’nun resmi CBAM sayfasından veya gümrük müşavirinizden teyit etmenizi öneririz — bu alan sık güncelleniyor.

Bu yükümlülüğün asıl zorluğu genelde raporun kendisi değil, arkasındaki hesaplama. Gömülü emisyon, ürünün üretiminde kullanılan enerji kaynağına, hammaddenin geldiği tedarikçiye ve üretim sürecinin kendisine bağlı olarak değişiyor. Yani “ne kadar CO2 yaydık” sorusunun cevabı, üretim planlamasından ve satın alma kayıtlarından ayrı düşünülemiyor — bu da konuyu doğrudan ERP’nin elinde tuttuğu veriye bağlıyor.

Sürdürülebilirlik Verisi Aslında Nerede Duruyor?

TSRS raporunun büyük kısmı iki başlıkta toplanıyor: çevresel veri (enerji, emisyon, atık, su) ve sosyal/yönetişim verisi (çalışan, tedarik zinciri, yönetim yapısı). Sorun genelde verinin yokluğu değil, dağınıklığı:

  • Enerji tüketimi — fatura PDF’lerinde, muhasebede gider kalemi olarak duruyor ama üretim hattı veya lokasyon bazında ayrıştırılmamış.
  • Sevkiyat ve lojistik verisi — taşıma mesafesi, araç/yakıt tipi genelde lojistik firmanın elinde, işletmenin sisteminde yok.
  • Tedarikçi verisi (Kapsam 3 emisyon) — hangi hammadde hangi tedarikçiden, ne kadar geldiği satın alma modülünde var ama tedarikçinin kendi emisyon verisi ayrı bir soru.
  • Üretim verisi — hangi iş emrinde ne kadar hammadde/enerji tüketildiği, üretim modülünde zaten kayıtlı ama raporlama formatına dönüştürülmemiş.

Bu noktada ERP’nin katkısı sürdürülebilirlik raporu üretmek değil — zaten satın alma, üretim, lojistik ve finans modüllerinde tutulan ham veriyi tek yerden çekilebilir hale getirmek. Ayrı bir “karbon muhasebesi” projesine başlamadan önce, elde zaten var olan ERP verisinin ne kadarının işe yarayacağını görmek genelde ilk adım.

Danışmanlık firmalarının sık karşılaştığı tablo şu: bir işletme sürdürülebilirlik raporlama projesine başladığında, ilk üç-dört hafta rapor yazmakla değil, hangi verinin nerede olduğunu bulmakla geçiyor. Muhasebedeki fatura kayıtları, üretimdeki iş emri geçmişi, satın almadaki tedarikçi listesi birbirinden bağımsız sistemlerde tutuluyorsa, bu keşif süreci her raporlama döneminde yeniden yaşanıyor. Veri tek bir sistemde toplandığında bu süre kısalıyor, çünkü sorulacak soru “veri nerede” değil “veri hangi filtreyle çekilir” oluyor.

Pratik Kontrol Listesi

Sürdürülebilirlik raporlama sürecine başlamadan önce sorulacak sorular:

  • Enerji ve yakıt tüketimi lokasyon/tesis bazında ayrıştırılabiliyor mu, yoksa tek bir muhasebe kalemi mi?
  • Tedarikçi listesi ve satın alma hacmi tek bir sistemde mi, yoksa farklı departmanların kendi tablolarında mı?
  • Üretim/iş emri verisi (hammadde, enerji, fire) raporlanabilir formatta mı çekilebiliyor?
  • Şirket TSRS eşiklerine (aktif, ciro, çalışan) ne kadar yakın — 1-2 yıl içinde kapsama girme ihtimali var mı?
  • Müşteri veya banka tarafından bugüne kadar tedarik zinciri/emisyon verisi talep edildi mi?

Bu sorulara verilen cevapların çoğu “dağınık” veya “bilmiyoruz” ise, asıl ihtiyaç genelde yeni bir raporlama aracı değil, altta yatan operasyonel verinin merkezi bir sistemde toplanması.

Qera ERP’de Veri Merkezileşmesi

Qera ERP, satın alma, üretim, stok, lojistik ve finans verisini Microsoft Azure altyapısında tek platformda tutar. Bu, ayrı bir sürdürülebilirlik modülü anlamına gelmez ama şu pratik faydayı sağlar:

  • Tedarikçi bazlı satın alma hacmi ve hammadde kalemleri tek ekrandan çekilebilir — Kapsam 3 hesaplaması için ilk girdi burası.
  • Üretim/iş emri verisi (hammadde ve enerji tüketimi dahil) zaten sistemde kayıtlı; raporlama için ayrı bir veri toplama projesi gerekmiyor.
  • Anahtar teslim kurulum modeliyle raporlama ihtiyaçları proje kapsamında baştan planlanabiliyor; sürpriz maliyet çıkmıyor, 100 kullanıcıya kadar ek kullanıcı ücreti yok.

Sürdürülebilirlik raporlama yükümlülüğüne hazırlık için mevcut verinizin ne durumda olduğunu görmek isterseniz ücretsiz demo talep edebilirsiniz. Ana veri yönetimi tarafını bu yazıda, tedarikçi performans takibini de bu yazıda ayrıntılı ele almıştık.

Sıkça Sorulan Sorular

TSRS kapsamına hangi şirketler giriyor?

Aktif toplamı 1 milyar TL, yıllık net satış hasılatı 2 milyar TL veya çalışan sayısı 500 kişi eşiklerinden en az ikisini art arda iki hesap döneminde aşan şirketler. 1 Ocak 2025 ve sonrasında başlayan hesap dönemleri için geçerli. Kesin durumunuzu KGK’nın güncel duyurularıyla teyit edin.

Kapsam dışındaki bir KOBİ neden bu konuyla ilgilenmeli?

Çünkü kapsamdaki büyük şirketler kendi TSRS raporları için tedarikçilerinden emisyon ve operasyonel veri isteyebiliyor. Doğrudan eşiği aşmasanız bile, büyük bir müşterinin tedarik zincirinde yer alıyorsanız veri talebiyle karşılaşma ihtimaliniz var.

CBAM ile TSRS aynı şey mi?

Hayır. TSRS, KGK’nın belirlediği eşikleri aşan şirketler için kurumsal sürdürülebilirlik raporlama standardı. CBAM ise AB’nin, çelik/alüminyum/çimento gibi karbon yoğun ürünleri ihraç eden işletmelere gümrükte uyguladığı ayrı bir mekanizma. İkisi farklı yükümlülükler ama ortak veri ihtiyacı (enerji, emisyon, tedarik zinciri) paylaşıyorlar.

ERP sürdürülebilirlik raporu üretir mi?

ERP kendi başına TSRS raporu üretmez — bu, belirlenmiş metodolojiye göre hazırlanan ve genelde bir denetçi/danışmanla birlikte yürütülen bir süreç. ERP’nin katkısı, raporun dayandığı ham veriyi (satın alma, üretim, lojistik, enerji) dağınık tablolar yerine tek merkezden çekilebilir hale getirmek.

Hazırlığa nereden başlamak mantıklı?

Önce mevcut verinin nerede durduğunu haritalamak: enerji faturaları, tedarikçi listesi, üretim/iş emri kayıtları hangi sistemde, ne kadar ayrıştırılabilir durumda. Bu haritalama, hem TSRS kapsamına girme ihtimali olan şirketler hem de büyük müşterilerine veri sağlaması gereken tedarikçiler için ilk adım.

Qera ERP bu süreçte hangi ölçekteki işletmelere uygun?

Küçük ve orta ölçekli işletmelerden büyüyen kurumsal yapılara kadar geniş bir aralıkta kullanılabiliyor. Kurumunuzun mevcut veri dağınıklığına özel bir değerlendirme için demo görüşmesi planlanabilir.

Sürdürülebilirlik raporlama yükümlülüğü şimdilik büyük şirketlerle sınırlı görünse de, tedarik zinciri baskısı yoluyla çok daha geniş bir işletme kitlesine yayılıyor. Eşikleri aşmayan bir işletme için bile, verinin nerede durduğunu bugünden bilmek, yarın gelecek bir talebe hazırlıklı yakalanmak anlamına geliyor.

Paylaş LinkedIn X E-posta

Süreçlerinizi birlikte gözden geçirelim

Bu yazıda anlattıklarımızı işletmenize nasıl uyarlayacağımızı konuşmak için bizimle iletişime geçin.